38,0133$% 0.27
41,9830€% -0.13
49,4860£% -0.69
3.801,41%0,13
6.309,00%-0,19
3137695฿%-0.62808
Fecre Mektup-Aşk
Aşk…
İfrat ile tefrit arasında bir bilmece,
üç harf bir hece.
Ayn, şın, kaf…
Ayn: Kainat üzerindeki ilahi güç, şehadet ve meleküt aleminin sırrı.
Şın: Akıl yoluyla ulaşılamayan varlığın alemi.
Kaf: Beden boyutunun ardı,
Kaf Dağı’nın görünmeyeni.
Mecazlar alemindeki vedud makamı, zıtlıklar alemindeki ikiliğin tek olanı, uzaktaki yakın, acziyetimdeki sır, ezel ve ebedde kaybettiğim bendir aşk.
Belâlara ve ibtilalara razı olmaktır aşk.
Bilcümle kâinat, dilde dua gibidir aşk.
Zübde-i alemin özü insan,insanın özü kalp, kalbin özüdür aşk.
Yakup’un karanlığı, Züleyha’nın Yusuf’u ,Yusuf’un kuyusudur aşk.
Kays’ın aklı ile yüreği arasındaki feryadı, Lübna’nın isyanıdır aşk.
Beni Amr’ın tutkusu, Varsa’nın tutsaklığı, Gülşah’a bağışlana kırk yıldır aşk.
Kalbinin masivasından arınarak “Ene’l -Hak diyen Mansur’un aidiyetidir aşk.
Sinan’ın taşlarla raks edişi,mihr’in batarken, mah’ın gökkubbede yeniden doğuşudur aşk.
Pervane’nin yanacağını bile bile şem’e gidişidir aşk.
Yaratılmışların en yücesi olan kalbe yedi rengin nuru zuhur etti önce. İçindeki can fitilini ateşlemek için ahmeri seçti bilmese de. Zira yanacağını bile bile şem’ine gider miydi pervane. Ama o ne dedi “alleresi ve’l ayn “ sonu vuslat olan.
Bezm-i elest ‘te iki ayrı ruh.
Gece karanlığında bir ışık,bir nur…
Pervanenin can kafesinde bir zuhur…
Pervane nura âşık, şem yanmaya.
Pervane yanmaya âşık, şem yakmaya.
İkisi de yanmaya âşık vuslat yolunda.
Pervane vuslat yolunda bir yolcu, pervane ateşle tek vücut. Derler ki ateş kabiliyeti olana meyilli, pervane yaralı, şem ağlamaklı. Her insan bir İbrahim kendi ateşinde. Şimdi yanmak zamanı İbrahimce. İbrahim narın ortasında bir gülzâr bahçesinde. Belkıs’a haber götüren Hüdhüd narın ateşinde. Kesretle vahdet arasında derunî ilhamın ötesinde,hakiki olanın peşinde.
Yanmakla yanmamak arasında sırattan ince, o incecik çizgide herkes İbrahim’di kendi ateşinde.
Ey aşk, yedi düvelin içinde mıh gibi çakılı kalan, yaktıkça yakan…
Ey aşk, nice gönülleri bir kuble kelam ile öldüren, öldürürken dirilten…
Ey aşk, gönül sarayına aldığı konuğu baş gözüyle değil kalp gözüyle gördüren…
Ey aşk, kendi benliğinden geçip de can’ın benliğinde kaybolan…
Ey aşk, bir gülüşüyle hemhal olup bütün gülüşleri unutturan.
Ey aşk, ruha düşen cemre misali yeryüzünde başka bir hayatın olduğuna da inandıran, bildim seni.
Senin tezahürün olan nar-ı ateşinde ezelden ebede yanmaya razı oldum. Yok oldukça yeniden dirilmeye mutmain oldum. Senin gülizârında baharın tazeliklerini hissetmeye, viraneler içindeki hazineyi bulmaya niyetlendim. Her türlü gamını,bimarını çekmeye eyvallah dedim bir kere.
Ben seni bildim aşk, kalbime nakış gibi işlenen “vefa” ile bildim seni.
Selam ve dua ile…
Terör Örgütlerinin Tehlikesi Altındaki Gençler